Monday, October 5, 2009

Melekler ve Seytanlar






Tanri hayattaki herseyi dengeli yaratmis demek ki. 

Atese karsilik su yaratmis, sondurulmesi icin,

Topraga karsi hava, soluyabilmek icin.

Melege karsi seytan yaratmis, 

Iyinin kotunun ustesinden gelicegini bildigi icin.

Sonra dunyadaki insanlari ikiye bolmus, 

Dogan her 1 melek ruh icin 1 seytan ruh uflemis iclerine. 

"Hadi bakalim" demis, "Kim kimi kendi yoluna sokucak?" 

Ve baslamis dunyayi izlemeye.

Kimi melekler seytan ruhlu bebekler dogurur olmuslar,

Kimi seytanlar melek gibi cocuklar buyutmus,

Kimi dayanamamis terk etmis etrafindakileri seytan olduklarindan,

Kimi melekler sabirla seytanlarin melek olduguna inanmaya calismis

Ve dunya yavas yavas kararmaya baslamis,

Iyiler direndikce, kotuler artar olmus,

Dunyanin kotuye gitmesinden hic de hoslanmayan Tanri

Sonunda kendini yeniden Dunya'ya karisirken bulmus.

Melek ruhlari cogaltip Seytan ruhlari azaltmis,

Yine de bakmis seytan kazaniyor,

Sormus meleklerine "Ben nerde yanlis yaptim?,

Bu kadar mi zordur Seytani evinden etmek?"

Melekler hepbir agizdan cevap vermisler,

"Tanrim, zor olan seytani evinden etmek degil,

Asil zorluk,

Yaratirken ikiye boldugun tek candan

ustumuze dokulen seytani cikarmaktir,

Beyaz boyaya dokulmus bir damla siyah bile

Beyazi gri yapar,

Siyahin icine dokulen beyazsa,

derin boslukta kaybolup gider!"

Tanri dusunmus..dusunmus, dusunmuss...



Thursday, October 1, 2009

Icimden gelenler


        
          Icimden cok sey yapmak geliyo bu aralar blog! Haha. ilk defa sana hitap ettim bilmem farkinda misin?! Bende peanut butter okuya okuya onun gibi yazmaya basliycam galiba. 
Cok sey geliyor icimden, yapilicak cok sey varmis gibi geliyor ama oturunca yapmaya bir turlu yapamiyorum. Yada yapmam gereken seyleri normalde yapabilcegimin 2 kati zamanda bitiriyorum! Hic degilse birseyler yaziyorum, ciziyorum, boyuyorum diye dusunuyorum. 
Bu aralar ask konusunda sansliyim galiba birazcik! Artik daha acik oldugumdan etrafimda erkekler dolanmaya basladi. 
         Bugun Moma'ya gittim. Artik bu surekli bir seyleri taklit ederek bi yere gelme fikrimden vazgecmeli ve icimden ne geliyosa onu yapmaliyim. Zaten onu yapabildigim zaman insanlar yaptigim isleri begeniyorlar. Illa sole olsun, bunun tarzinda gorunsun diye dusununce kimsenin yaptigim seyleri takdir ettgi olmuyor cunku haliyle zaten daha once yapilmis, hatta inanilmaz iyi bir haliyle yapilmis olup da, benim yaptigim kici kiytirik kaldigindan dolayi ise yaramiyor. yarindan itibaren daha kendime has seyler yapmaya basliycam! Bu aralar kitap okudugumdan yazim da gittikce iyilesiyor galiba. Dusunme acisindan da daha bir ozgur takilmaya basladim. Ah biri karsima ciksa hafif de duygularim kipirdansa o zaman patliycam zaten de. hayirlisiii!!!

Wednesday, September 16, 2009

Sacmaliklar

Bu erkeklerin hepsi ayni kardesim, diye klise bi giris yapicam bu gece. 
Tamam sevismeyi ben baslatmis olabilirim! 
Cok iyi vakit geciriyoruz diye hoslanmadigim, cekici bile bulmadigim bi adamin sirf meraktan, nasilsa kimyalarimiz tutmaz (!) diyip dudaklarina yapismis da olabilirim. 
Ama o da durup durupken bir anda barda bana yazmaya baslayip, yercesine olaya oylesine girismis olamaz dimi?
Erkekler hayvan gerci simdi onlarin da hakkini yememek lazim. Beyinleri yerine, islerine gelince "ikinci beyinleriyle" dusunebiliyo olmalarini suclamamak lazim.
Ha bide sonra eve cagrilip gitmeyince de suc yine bizde oluyo yani. 
Sonra sacmalamaya basliyolar iste. 
Birer masum kediye donusuyorlar, sanki hicbir suclari yokmus gibi.
Butun gunahlar kadinlarin basina kaliyor sonra. 
Sanki ben kendi kendime gelin guvey oluyorum, sanki butun dedikoduyu ben yapiyorum.
Sanki ben kendime gelip iltifat ediyorum, herkesin kafasini karistiriyosun diyorum. 
Sanki ben gelip "seni seviyoruz" diye fisildiyorum kulaklarima dans ederken.
Sonra gel de bir de derdini basklarina anlat.
Beyfendinin sucu yokmus.
peeeh! 
zaten hoslanmiyodum bende kendisinden, haftaya opuscek baska erkekler bulurum.
Sanki yeni buldugum saclamamiycak da! 

Thursday, September 10, 2009

Keyifle yasamak




Sikir sikir isiklar. 
Turuncudan maviye kacan bir gun batimi.
Dokunulmamis duygular, 
yasanmamis asklar.
Guzel gulusler,
yukselen topuklar,
boyali tirnaklar var bu aksam!
Ozel bir gunde degil ama,
icimden kahkahalarla gulmek geliyor bu aralar.
Heycan var aksamlarda,
guzel kokulu sabahlar sonra. 
Hele bir de akdeniz sarkilari caliyorsa,
Nasil keyifle yasanmaz bu dunya da! 

Aklimdaki kelimeleri topladim bi koseye,
dokuyorum hepsini teker teker cumlelere.
Biliyorum ki hepsini bosaltacagim gunun birinde,
Yazarim olmayan okurlarima belki bir gun sizi de! 


Wednesday, September 2, 2009

Aklimi kurcalayan seyler var!

Bu aralar movie script okuyup, bos zamanlarimi kisa/uzun/renkli/siyah beyaz film izlemekle gecirmekteyim. Bir yandan da yazicak seyler dusunuyorum. Hani hikaye anlaminda. Ya eskiden daha cok sey gelirdi aklima, yada simdi surekli dusundugumden aklima hicbirsey gelmiyor! Yine birkac hikaye geldi gibi ama daha cooook islenmeleri lazim! 

Tanrim bana bir is bul ennn kisa surede!!!

Monday, August 31, 2009

sasirtici derecede tuhaf!





New York'a sonbahar birden gelir.
Icinizi isitan agustos gunesi gokten cekilmesi, sehre yavas yavas inen soguk sonbaharin yaklasmakta oldugunun habercisidir. 
Bir gunde kaldirilir giyilen yazlik elbiseler, yanik tenli kizlar kisa eteklerin altina, bileklere uzanan renkli taytlar giymeye baslar, aksamustleri omuzlari ortmek icin sallar saklanir cantalara.
Ama hicbirsey New York'a gelicek olan sonbaharin habercisi olan serin ruzgarin yerini alamaz. 
Sinsice girer dusuk belli pantalonlarin belinden, tuylerinizi urpertir. Urperdikce hosunuza gider sonbahar, nede olsa eski asiklar gibidir. Sessiz sessiz sicak gunleri hatirlatmak istercesine kisi fisildar kulaklariniza. 

Son iki haftadir kendime sasiyorum zaman zaman. Bir yandan gurur duyuyorum unutabildigim icin, bir yandan da "bu kadar mi cabuk unutulurmus en buyuk asklarimdan biri oldugunu dusundugum cocuk!" diyorum. Kendisi su an burda. 3 yil ona gelmesi icin yalvarirken, o buraya gelmeye karar verdiginde artik hersey icin cok gecti. Zaten hicbir zaman dogru zaman olmamisti ki! Sadece benim bir zamanin dogru zaman olucagina dair umutlarim vardi. Tabii ki zaman kendi bencil zamanini oyniyacakti bana karsi. Ben vazgectim, o geldi. Ha bana gelmedi orasi ayri. Ama gelip de, benim bu gelis uzerine her hangi bir umut, dusunce, istek, sevgi, beklenti gibi hayallerimin olmamasi sasirtici derece tuhaf! Evet tam aradigim kelimeler iste bunlar; sasirtici derecede tuhaf! 
Ve benim hala ona bagli oldugumu beklemesi...Benim bagli olmadigimi gormesi..ustune bir de baska insanlarla flort edebiliyor olmam..ve bu kisinin o olmamasi..ve benim ona karsi vurdumduymaz kalmam..ki hep o vurdumduymaz olurken..ve benim baskasindan bahsedebiliyor olmam..ve ona karsi hislerimin olmadigini hissedebilmesi..ve benim bundan cok ama COK buyuk bir haz duymam..sasirtici derecede tuhaf!